Ama zaten dindarlıkta sanırım tamda böyle birşey. Ne düşüneceğini bilmediğin bir zamanda kabullenip teslim olmak dindarlığın tam tarifi gibi…
Allaha şükür etmek için de, küsüp küfretmek için de bi dolu sebebim var.
Tanrıyı bile kandırmaya çalışırken buluyorum kendimi, acizane bi kurnazlık içindeyken. Bi çıkar ilişkimiz onunlada olur sanıyorum, oyunuma katılmıyor, kızıp suçu yine ona atıyorum. Hep tek bir tanrı olduğu yalanına inandım, yanıbaşımda kendi yarattığım başka bir tanrı varken hemde…
Yalnız kalmaktan korkardım, ama hiçte korkulacak birşey değilmiş.
Yalnızlık katlanılması zor birşeymiş…
En sevdiklerimdendi Whitney Houston, gençligimin Julia Robersttan sonra en idol kadınıydı. Duyduğum en güzel ses, gördüğüm en sempatik yüzlerdendi. Tanrı bilir ama zamansız ölüm dedikleri bu olsa gerek…
İnanç kalpte olan birşey, akılsa bunu sorgulayıp kontrol etmeye yarıyor, aradaki farkı anlayamıyorsan ne oluyor biliyormusun?
Kayboluyorsun…
